Borsa İstanbul, küresel piyasalardaki gerilime rağmen ilk çeyrekte önemli bir yükseliş kaydetti. BIST 30 endeksi, pek çok küresel endeksi geride bıraktı.
Borsa İstanbul’un BIST 30 endeksi, yılın ilk çeyreğinde yüzde 18,77’lik güçlü bir getiri sağladı. Küresel piyasalarda yaşanan jeopolitik gerilimlere rağmen, Türk pay piyasaları bu dönemde uluslararası birçok endeksin önüne geçerek pozitif bir ayrışma gösterdi.
BIST 30 endeksi, 2023 yılını 12.223,61 puandan tamamlamasının ardından, 2024 ilk çeyreğini 14.518,03 puandan kapattı. Bu yükselişle yatırımcısına yüzde 18,77 kazanç sağlayarak dünyada en çok yükselen ilk 10 borsa arasında yer aldı.
Endeks, aynı dönemde dolar bazında da yüzde 14,7 artış gösterdi. Bu performansıyla birçok önemli küresel endeksin aksine yatırımcıların yüzünü güldürdü.
BIST 100 endeksi de ilk çeyrekte yüzde 13,6’lık bir yükseliş kaydetti. Ocak ayında yüzde 22,9 artarak Kasım 2022’den bu yana en iyi aylık performansını sergiledi.
Şubat ayında yabancı yatırımcı girişlerinin devam etmesi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezerv artışları, BIST 100 endeksini 14.532,67 puana taşıyarak tarihi zirvesine ulaştırdı. Dezenflasyon sürecinin güçlü şekilde devam edeceğine yönelik yönlendirmeler de endeksteki alıcı seyrini destekledi.
Mart ayında Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gerilimler, küresel piyasalarda ciddi satış baskısı oluşturdu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan süreç, İran’ın misillemeleriyle tırmandı.
Bölgedeki risklerin artmasıyla küresel piyasaların toplam değeri son bir ayda yaklaşık 14 trilyon dolar azaldı. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı etkileme potansiyeli, petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareketleri tetikledi. Bu durum, küresel enflasyon görünümü ve merkez bankalarının politikaları üzerinde belirgin değişimlere yol açtı.
Başta ABD Merkez Bankası (Fed) olmak üzere küresel merkez bankalarının olası şahin adımlarına ilişkin endişeler, varlık fiyatları üzerinde baskı oluşturdu. Dolar diğer para birimlerine karşı güçlenirken, tahvil piyasalarında da satış baskısı yaşandı.
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,48702’ye yükselerek Temmuz 2025’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. Dolar endeksi de 100 seviyesindeki güçlü seyrini sürdürdü.
Yurt içinde ekonomi yönetiminin hızlı pozisyon alma ve etkili önlem geliştirme kapasitesi, küresel dalgalanmalara karşı daha dirençli bir görünüm sergiledi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), finansal piyasalardaki gelişmeleri dikkate alarak önemli adımlar attı.
TCMB, bankalara Türk lirası likidite yönetiminde esneklik sağlamak amacıyla Döviz Karşılığı Türk Lirası Swap işlemlerine başladı. Bu hamleyle kredi ve faiz tarafındaki oynaklığı önlemeyi, Türk lirası üzerindeki baskıyı hafifletmeyi hedefliyor.
Bu önlem, piyasalardaki Türk lirası sıkışıklığını ve bankaların likidite sorununu önleyecek. Böylece kredi koşullarının daha makul hale gelmesi bekleniyor.
Adım, bankacılık sistemindeki Türk lirası likiditesini desteklerken döviz rezervlerinin güçlendirilmesi açısından da önem taşıyor. TCMB, bu yolla piyasadaki likiditeyi artırmayı amaçlıyor.
TCMB verilerine göre, yurt dışında yerleşik kişiler 27 Mart haftasında 137,1 milyon dolarlık hisse senedi alımı gerçekleştirdi. Ancak aynı dönemde 1 milyar 369,9 milyon dolarlık Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) ve 78,1 milyon dolarlık Genel Yönetim Dışındaki Sektör İhraçları (ÖST) satışı yaptı.
Kocaeli Press, Kocaeli ve çevresinde yaşanan gelişmeleri anlık, doğru ve tarafsız bir şekilde okuyucularına ulaştırmayı hedefleyen dijital haber platformudur. Gündemden ekonomiye, yerel yaşamdan son dakika gelişmelerine kadar geniş içerik yelpazesiyle bölgenin nabzını tutar.
Yorum Yap