Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve İran’ın geçişleri kısıtlaması, lojistik sektörünü alternatif rotalar aramaya yöneltiyor. Uzmanlar, bu arayışların kalıcı bir stratejiye dönüştüğünü belirtiyor.
ABD ile İran arasındaki geçici ateşkesin kırılgan hale gelmesi ve İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları sonrası Orta Doğu’da tansiyonun yeniden yükselmesi, Hürmüz Boğazı’ndaki riskleri artırdı. İran’ın boğaz geçişlerini kısıtlamasıyla sevkiyatların durma noktasına gelmesi, lojistik sektörünü alternatif rota arayışlarına itti.
ING Group Kıdemli Ulaşım ve Lojistik Sektör Ekonomisti Rico Luman, ateşkesin enerji piyasalarındaki baskıyı hafiflettiğini ancak savaş öncesi seviyelere hemen dönülemeyeceğini belirtti. Luman, ablukanın kalkmasının mahsur kalan gemilerin çıkışına fırsat sunacağını ancak tedarik zincirinde dalgalanmalara yol açacağını vurguladı. Gemilerin bölgeden ayrılması ve normalleşmenin haftalar süreceğini ekledi.
Rico Luman, İran’ın boğaz üzerindeki kontrolü sürdürme isteğinin, müzakerelerdeki en güçlü kozu olduğunu ve bu durumun kısıtlayıcı bir boğazla karşı karşıya kalınmaya devam edileceğini gösterdiğini ifade etti. Luman, bu durumun lojistik şirketlerinin alternatif kara yolu rotalarına bağlı kalmasına ve durumu gözlemlemesine neden olacağını söyledi.
Luman, Hürmüz’e yönelik seferlere anında yeniden başlama konusunda isteksizlik olabileceğini, durumun belirsizliğinin sürdüğünü belirtti. Boğaza tam bağımlılığın riskli olduğunun anlaşılmasıyla, bunun tedarik zincirleri üzerinde kalıcı bir etki bırakacağına inanıyor. Bu durumun Umman, Suudi Arabistan (Kızıldeniz) ve Türkiye üzerinden geçen kara yolu tedarik güzergahlarına fayda sağlayacağını öngörüyor.
Enerji cephesinde boru hattı altyapısının kullanımının artacağını ve mevcut hatların genişletilebileceğini dile getiren Luman, jeopolitik gerilimlerin sona ermesinin pek muhtemel görünmediğini ve lojistik paydaşlarının Körfez bölgesine giden ve oradan gelen tedariki çeşitlendirerek dayanıklılığı artırma yollarını arayacağını ekledi.
Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Başkanı Bilgehan Engin, ateşkesin Hürmüz Boğazı’nda kademeli bir normalleşme beklentisi yarattığını ancak kısa vadede tam güvenli geçiş ortamının oluşmadığını belirtti. Engin, büyük hat operatörlerinin henüz tam denizcilik güvenliğinin sağlanmadığı görüşünde olduğunu aktardı.
Enerji taşımacılığında ilk etkinin petrol fiyatlarında hızlı bir geri çekilme şeklinde görüldüğünü, ancak fiziksel akışların eski seviyelerine dönmesinin zaman alacağını ifade eden Engin, navlun ve sigorta tarafında kısa vadede aşağı yönlü bir düzeltme beklenebileceğini söyledi. Kriz sürecinde tanker navlunlarının yükseldiği ve savaş riski primlerinin arttığı dikkate alındığında, ateşkesin bu maliyetlerde sınırlı bir gevşeme yaratabileceğini belirtti.
Risk algısının tamamen ortadan kalkmadığı için sigorta primleri ve ek ücretlerin kriz öncesi seviyelere dönmesinin beklenmediğini aktaran Engin, ateşkesin geçici niteliğinin, lojistik şirketlerini bu süreci bir normalleşme değil, fırsat penceresi olarak değerlendirmesine yol açtığını vurguladı. Firmaların biriken yükleri eritme, ertelenmiş sevkiyatları hızlandırma ve kontratları yeniden dengeleme odaklı çalışacağını ekledi.
Yaşanan gelişmelerin Hürmüz Boğazı’nın jeopolitik olarak kontrollü bir koridor haline geldiğini ortaya koyduğunu belirten Engin, bu nedenle alternatif güzergah arayışlarının daha kalıcı bir stratejiye dönüştüğünü kaydetti. Risk yönetimi yaklaşımının da yapısal olarak değiştiğini, firmaların tek rota bağımlılığını azaltma, multimodal taşıma çözümlerine yönelme ve sigorta ile finansal koruma araçlarını çeşitlendirme eğiliminde olduğunu sözlerine ekledi.
Kocaeli Press, Kocaeli ve çevresinde yaşanan gelişmeleri anlık, doğru ve tarafsız bir şekilde okuyucularına ulaştırmayı hedefleyen dijital haber platformudur. Gündemden ekonomiye, yerel yaşamdan son dakika gelişmelerine kadar geniş içerik yelpazesiyle bölgenin nabzını tutar.
Yorum Yap